ORMAN
hikaye açılıyor
2010 — 2026

küçük bir atölye,
uzun bir orman

üç kişiyle başladık. otuz altıyla devam ediyoruz.

Bir bavul ipek, bir kutu makas, bir karar. ORMAN böyle başladı. On dört yıl sonra hâlâ aynı atölyede, ama artık daha kalabalık, daha sessiz, daha mevsimliyiz.

hikayeye dal
başlangıç

üç kişiyle
başladı

2010 yılı, sonbahar. Üç arkadaş: bir tekstil tasarımcısı, bir heykeltıraş, bir botanist. Ortak nokta: çiçekleri seviyorlardı, ama solanlardan değil. Hep canlı kalan birşey istiyorlardı.

Cihangir'in arka sokağındaki taş binanın alt katını kiraladılar. İlk çiçek bir bütün haftada bitti — bir dalında sekiz gül, sekiz farklı pembe tonu. O çiçek bugün hâlâ atölyenin penceresinde duruyor. Hâlâ canlı.

"yapay" demek istemiyoruz. çünkü onlar da bir bakışta canlanıyor.

Bugün otuz altı kişiyiz. Onyedi yıl önce başlayan üç kişiden ikisi hâlâ atölyede. Üçüncüsü, Asu Hanım, geçen yıl emekli oldu — ama hâlâ Çarşamba günleri kahve içmeye geliyor.

14yıl
Atölye geçmişi
36kişi
Çiçek ustası
Ömür garantisi
0ml
Su ihtiyacı
on dört yıl

zaman çizelgesi

2010

İlk atölye, Cihangir

Üç arkadaş ve sekiz tomar ipek. İlk siparişi tanıdık bir gelinden geldi — bir buket lavanta dalı, kuru otlarla karışık. Bugün hâlâ ailenin masasında.

2013

İlk koleksiyon: "Mevsimsiz"

Kış ortasında çıkardık. Bir bahar bahçesi, bir taş kuru otlarıyla. Onbeş düzenleme, hepsi iki günde tükendi.

2016

Üst kata taşındık

Tezgâh kalabalıklaştı. Üst katı da kiraladık — alt kat sergi, üst kat atölye. Hâlâ aynı yerdeyiz.

2019

Atölye kursları başladı

İlk kursumuza dokuz kişi kaydoldu. Bugün her yıl üç ayrı kursumuz var, hepsi dolup taşıyor.

2022

"Orman" konseptli düzenlemeler

Saf çiçek demetlerinden çıkıp manzaralı düzenlemelere geçtik — yosun, kuru dal, vahşi yapraklar. Şimdiki imzamız oldu.

2026

Bugün

Otuz altı çiçek ustası, dört mevsim koleksiyonu, bir orman. Cihangir'in arka sokağı hâlâ buram buram ipek kokuyor.

her çiçek bir nefes.
her demet bir hikaye.
her atölye bir orman.
— orman manifestosu, 2010
devam

orman büyümeye devam

Atölyeye gel, kahve iç, çiçek yapmayı öğren. Belki bir gün otuz yedinci ustamız sen olursun.